Tuesday, 15 May 2007

Si j'étais une fée...

Acıyor işte.. Acıyor..
Bekliyorum, öyle güçlü bekliyorum ki.. Duyuyor olsa gerek, geliyor.
Gelince canım acıyor.
Görünce...

Her sessizlikte biraz daha aşınıyorum.
Her sessizlikte biraz daha yoruluyorum.
Her sessizlikte bir parça daha toprak atıyorum üzerime.
Kıramadığım her sessizlikte daha çok düşüyorum, daha çok düşmek istiyorum.

Bazen bedenimi yırtıp dışarı kaçmak isteyen ruhum her sessizlikte bedenimde daha çok küçülüyor. Kaçacak, saklanacak karanlık bir köşe arıyor. Ama içerisi öyle karanlık ki gözleri bir türlü karanlığa alışamıyor.
Korkuyor bu sefer. Aydınlığa çıkmak istiyor ama en ufak bir ışık parçası bile bulamıyor.

Her çıkmazda hayat değiştirmek zorunda kalıyorum.
Her yeni hayatta daha kısa süreli oluyor başlama heyecanım.
Değiştirecek hayat kalmayınca ne olacak?
Ya bir gün değiştiremezsem ne olacak?

...

Nefret ettirene kadar peşini bırakmıyorum.
Üstüne üstüne gidiyorum.
Yıpratıyorum.
Yıpranıyorum.
Öldürüyorum.
Kolay oluyor ölmesi.
Kendi uzayıma çıkıyorum.
Uzayımda mutlu oluyorum.
Uzayımda hafif oluyorum.
Uzayımda benden başka kimseler olmuyor.
Sesler kayboluyor, izler kayboluyor, yüzler kayboluyor.
Sadece ben..
Görmek istediğim gibi.
Olmak istediğim gibi..
Değiştirebildiğim gibi..
Rüzgarın yüzüme vurması, saçlarımın arasından tenime ulaşması tebessüm oluyor dudaklarımda.
Beyaz perdelerin arkasına saklanan gözlerim ıslanıyor. Buğulanıyor her yer.
Parmaklarımla rüzgara dokunuyorum. Dokunuşalrım notalara dönüşüyor. Uçarcasına şarkılar yazıyorum.
Alıp kaçırıyorum kendimi.
"Belki bir gün..." diyorum.
"Belki bir gün..."

No comments: