Bir dünya düşün, sadece haklı ve haksız olsun. Haklılar mütevaziliklerini kaybetmeden övünsün, gururlansın; haksızlar başını önlerine eğip vicdanlarının uygun gördüğü cezayı çeksin.
Bazen diyorum ki acaba siyahla beyaz yeter mi? Belki biraz da griler.. Dünya öyle rengarenk oldu ki sen istiyorsun toz pembe, ben istiyorum deniz yeşili. Sadece pembe ve yeşil değil ama; toz pembe, deniz yeşili!! Kim uydurdu ki şimdi bunları. Toz pembe mi ki? Pembeyse annem neden toz alır evde? Evimiz pembecik olsaydı hoş olmaz mıydı? Hem deniz yeşil mi? Ben bazen mavi olduğunu da görüyorum. Kışın camdan baktığımda da gri oluyor. Demek ki renkler öznelmiş. Demek ki aslında olan sadece siyahla beyaz. Kabul etmek istemediğimiz için onları evirip çevirip, giydirip süsleyip değiştirmeye çalışıyoruz. Hop, benim mesela şimdi yanar döner mavi bir fikrim oldu. Diyeceksin ki, be kız mavi hiç yanıp döner mi, mavi soğuk renktir bir kere. Fikir benim değil mi, rengi ben işlemedim mi? Yandı da döndü de, canıma değsin. Anlayacağın maviyi maviliğinden, yangını da yanarlığından ettim. Kısacası yaptım, oldu. Üzerine de bir bardak buz gibi kırmızı içtim.
Ne geri kafalısın sen. İlle de siyah ille de siyah. Ben sevmem öyle simsiyah. Yok siyahtan vazgeçmem dersen uçlarına hafif sarılar atalım da ben de ortak olayım siyahına. Olmaz mı?
Thursday, 28 February 2008
Friday, 8 February 2008
Pokim
İstemiyorum artık havalanmadan önce gözyaşı.
İstemiyorum artık havalandıktan sonra gözyaşı.
İnsan gerçekten özgür mü?
Evet mi?
Kendi kararlarımızı verebilir miyiz?
Biliyorum, özgürlük diğerinin özgürlüğünü kısıtladığın an biter.
Peki ikimiz kimin özgürlüğüne engel oluyoruz?
Neden bu kural benim özgürlüğüm sınırlandığında geçerli değil?
Hiç kimse benim özgürlüğümün sınırlanmasına aldırmadan geçiyor üstünden.
Eziyor
Parçalıyor.
...
Sona nasıl ulaşabiliriz?
Beklemenin kolay olduğu bir yere gitmek istiyorum.
Beklemenin zevkli olduğu
Bilip de ulaşamamanın verdiği göğsünü yırtıp kalbini fırlatma isteğinin olmadığı bir yere.
Çünkü ağzına bir damla mutluluk çalınınca vazgeçemiyorsun.
Mutluluk; içkiden, sigaradan, uyuşturucudan tehlikeli..
"O" hepsinden tehlikeli.
"O"nun mutluluk getirip getirmediği önemli değil.
"O"nun nefesinin kokusu, kesik kesikliği yetiyor yok etmeye tüm bağışıklıkları.
Ben o nefesi kokladım, o hırıltıyı dinledim.
Ne sabır kaldı bende ne de güç.
Ne dert kaldı ne derman.
Ne kalp kaldı ne beyin.
Sadece "O" kaldı.
Sadece "O".
...
Kürkçü dükkanım sıcak değil artık bana.
Dönüp dolaşma hevesim de bitti.
Şimdi sadece gitme isteğim var.
Koşup gitme
Arkama baka baka gitme
Vicdanım sızlaya sızlaya gitme
Keşkelerle gitme
Ama yine de gitme..
...
si la vida te da más de cinco razones para seguir
si la vida te da más de 5 rincones para dormir
si la vida te da más de 5 millones para morir
se fuerza la máquina de noche y de día
se fuerza la máquina de noche y de día
si la vida te da más de 5 cabrones para aguantar
si la vida te da más de 5 lecciones para no seguir
se fuerza la máquina de noche y de día
se fuerza la máquina de noche y de día
me llaman calle, calle baldosa, la revoltosa, bala perdida
me llaman calle, calle de noche calle de díano me rebajo ni por la vida
me llaman calle la sin futuro, la sin salida
me llaman calle, calle más calle
la de las mujeres de la vida
si la vida te da más de cinco minutos para gozar
si la vida te da más de cinco minutos para olvidar
se fuerza la máquina de noche y de día
İstemiyorum artık havalandıktan sonra gözyaşı.
İnsan gerçekten özgür mü?
Evet mi?
Kendi kararlarımızı verebilir miyiz?
Biliyorum, özgürlük diğerinin özgürlüğünü kısıtladığın an biter.
Peki ikimiz kimin özgürlüğüne engel oluyoruz?
Neden bu kural benim özgürlüğüm sınırlandığında geçerli değil?
Hiç kimse benim özgürlüğümün sınırlanmasına aldırmadan geçiyor üstünden.
Eziyor
Parçalıyor.
...
Sona nasıl ulaşabiliriz?
Beklemenin kolay olduğu bir yere gitmek istiyorum.
Beklemenin zevkli olduğu
Bilip de ulaşamamanın verdiği göğsünü yırtıp kalbini fırlatma isteğinin olmadığı bir yere.
Çünkü ağzına bir damla mutluluk çalınınca vazgeçemiyorsun.
Mutluluk; içkiden, sigaradan, uyuşturucudan tehlikeli..
"O" hepsinden tehlikeli.
"O"nun mutluluk getirip getirmediği önemli değil.
"O"nun nefesinin kokusu, kesik kesikliği yetiyor yok etmeye tüm bağışıklıkları.
Ben o nefesi kokladım, o hırıltıyı dinledim.
Ne sabır kaldı bende ne de güç.
Ne dert kaldı ne derman.
Ne kalp kaldı ne beyin.
Sadece "O" kaldı.
Sadece "O".
...
Kürkçü dükkanım sıcak değil artık bana.
Dönüp dolaşma hevesim de bitti.
Şimdi sadece gitme isteğim var.
Koşup gitme
Arkama baka baka gitme
Vicdanım sızlaya sızlaya gitme
Keşkelerle gitme
Ama yine de gitme..
...
si la vida te da más de cinco razones para seguir
si la vida te da más de 5 rincones para dormir
si la vida te da más de 5 millones para morir
se fuerza la máquina de noche y de día
se fuerza la máquina de noche y de día
si la vida te da más de 5 cabrones para aguantar
si la vida te da más de 5 lecciones para no seguir
se fuerza la máquina de noche y de día
se fuerza la máquina de noche y de día
me llaman calle, calle baldosa, la revoltosa, bala perdida
me llaman calle, calle de noche calle de díano me rebajo ni por la vida
me llaman calle la sin futuro, la sin salida
me llaman calle, calle más calle
la de las mujeres de la vida
si la vida te da más de cinco minutos para gozar
si la vida te da más de cinco minutos para olvidar
se fuerza la máquina de noche y de día
Subscribe to:
Posts (Atom)