Gözümün önünde..
Kalbimin ilmik ilmik ayrıldığını hissediyorum.
Paramparça.
Nefesin yetmediği anlar..
Gerçeğin kaçınışmazlığı beton gibi çarpıveriyor yüzüme.
Bunca zaman korumuşken kendimi gerçekten, bir anda allak bullak oluveriyorum.
Ne saygı kalıyor kendime ne sevgi.
Hala ama hala...
Aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa
Gözümün önünde canlanan sahneler...
Kendimi karşılaştırmalar.
Hayır ben karşılaştırılamam o görüntülerle.
Nefret ediyorum senden.
Nasıl harcandı o kadar zaman?!
Elimde görünmez bir bıçak, saplayıp duruyorum kendime. Nereme geldiğini umursamadan.
Hisler kayboluyor.
Soyutlar kopkoyu somutlara dönüşüyor.
Bir zamanlar sadece yumuşak olan dokular demir yığınına dönüşüyor.
Ve ben o demir yığınında eziliyorum.
Çürüyor bazı yerlerim.
Çürükleri, ezikleri tedavi edemiyorum.
Aldığım her darbede kendim daha az anlam ifade ediyor kendime.
Bu sefer değişir miyim acaba?
Gözümün önünde!
Ne umudum var artık ne de inancım.
Tebrikler.
Sanırım başaran sen oldun.
Tebrikler.
2 comments:
Esrarlı vuslata bir adım kala
Hasretin vecdiyle, ben kement attım
Yürekte boğulmak, ne güzel bela
Battıkça kurtuldum, çıktıkça battım.
kelimelerle oynayan kalemine, icinden gelen satirlarin buraya dokulmesine sebep yuregine saglik mandalina...
Orada bir yerlerde beni duyan biri var..
Dinlediğin için teşekkürler..
Post a Comment