Aklıma eskilerden bir şarkı geldi. "Güler misin, ağlar mısın, bakar mısın şu halimeeee.." Zaten eve geldiğimden beri tonlarca garip şarkı söyleyip güldüm kendi kendime. Yazma işi iyi oldu son günlerde. Rahatlatmaya başladı beni. Saçmasapan da olsa yazmak güzel. Derdimi kimsenin yorumu olmadan anlatmak, yargılandığımı duymamak ya da görmemek güzel. Yalnız uyuyamama işi kötü oldu. Bayadır kurtulmuştum bu derdimden. Galiba kabusum geri döndü.
Bugün mutluydum. Yeni ev heyecanı sarmıştı beni. Şimdiden çok ısındım oraya. Balkonda ışıkların arasından denize bakarak yazabilecek olma fikri içimi kıpırdatıyor. Bir an önce yerleşmek istiyorum oraya. Ama daha zaman var. Yeni bir bekleyiş daha başladı. Güzel, mutlu bir bekleyiş. Sonunun iyi olacağı düşüncesi tatlı bir işkence yaşatıyor. Sonunda benim olacağını biliyorum. Daha zamanı olduğunu da biliyorum. Acele etmek istiyorum ama kendimi frenliyorum, zaten beklemekten başka yapabileceğim pek de bir şey yok. Acele etmemeliyimmmmm..
Etraf çok sessiz. Karnımdan gelen gurultular bile fısıltı halinde çıkıyor. Neden acaba? Ah, rüzgar ıslık çaldı şimdi sanki beni duymuş gibi. Ne güzel. Gidip bir merhaba diyeyim rüzgara. O tutsun bari elimi.
No comments:
Post a Comment