Sunday, 6 June 2010

Baloons..

Düşünürsün, kurarsın kafanda. Üzülürsün, kararlar alırsın. Aldığın kararları uygulamak için söz verirsin kendine sonu üzücü olsa da. Dudakların burkulur. Göz altların kararır. Kararını uygulayınca kaybetme düşüncesi mutsuz eder. Eninde sonunda kalkarsın yataktan. Gün başlamıştır istemesen de..

Ama sonra kısa bir an olur, tüm kararlardan vazgeçersin. Düşündüğün, kurduğun şeyler uçar gider kafandan. O kararların yerini salak bir sırıtış alır. Yalnızca 10 dakika içinde gelir mutluluk. Şaşırırsın. Uzaklık biter gider. Havanın kapalı olması hoşuna gider. Yağmura bakmak, dokunmak hayat verir. İçindeki sabun köpüğünden yapılmış rengarenk milyonlarca baloncuk ardı ardına patlamaya başlar, bir hoş olursun. Daha çok sırıtırsın. Artık dişlerin görünmeye başlar. Evde yalnız olduğun için sevinirsin. Kimse deli demez sana, görmezler çünkü. Ama sen evin içinde onu görürsün, ona öpücükler atarsın.

10 dakika duyduğun sesi, komodinin üzerine düşen saçının bir teli, aynada kalmış hayali, gülüşünün yaramazlığı, gözlerindeki pırıltılar mutluluk olur. Mutluluk olunca gün daha güzel olur, beklemek daha heyecanlı olur. Herşey bir anda onun kadar güzel olur.

No comments: