Bugün..
Sihirli kelime bugün..
Hafızamın bu duruma gelmesinin nedeni ben miyim acaba? Hiçbir şey hatırlamamak, unutmak istediğim bir şey miydi aslında? Herşeyi unutmak benim tercihim miydi?
Geriye dönüp baktığımda herşey flu, herşey bulanık, yarım yamalak.. Anılarım yok oluyor, hissettiklerim yok oluyor.. Yaşanmamış gibi..
Demek ki aslında önemli olan bugün. Yaşamak aslında bugünde. Önemli olan herşey bugünde. Bugünler, yarın unutulacak dünler.
Yaşamak ne kadar kolay aslında. Yaşayacağın sadece bir gün. Sağlam yaşarsan bugünü yarın da sağlam olur. Yarın henüz yaşanmamış bugün olur. Sıkıntı niye, üzülmek niye? Nasılsa unutulmayacak mı?
Diyorum ama.. Engel olamıyorum yarım kalmalara, engel olamıyorum boğazımdaki yumrulara, engel olamıyorum kalbimin kanamasına.. Engel olamıyorum işte..
Unutacağımı bildiğim her hissi çok derinden yaşamamayı öğrenemedim. Çürüklerin ilerlemesini durduramıyorum. Sevginin, anlayışın yerini sinir, öfke ve bencilliğin almasını durduramıyorum.
Solan bir çiçek gibi kapanıyorum içime. Unutulmuş ve unutulacak dünlerin, yüzlerin, seslerin, dokuların içinde renkli yapraklarımdaki su, hayat çekiliyor yavaş yavaş. Rengim parlaklığını kaybedip sönük bir sarıya dönüyor.
Sağlam bugünlerde suyumu arıyorum. Umutlar, hayaller geri gelin.. Aşk geri gelsin.. Aşkın her türlüsü geri gelsin. İyi kötü fark etmez.. Bencilliğimi alsın yeter. Yeniden hissedebileyim yeter. İçim aksın, sevgi gelsin, renkler gelsin, bugün gelsin.
Gelsin..
Ya da ben gideceğim..
No comments:
Post a Comment