Friday, 28 May 2010

Mavi

Kapanacaksın..
Kapatacaksın..
Çözemiyorsan düğümü susacaksın..
Askıya alacaksın kendini, hayatı..
Bedenin çalışmaya zorlarken kendini ruhun uçup gitmek için yanıp tutuşuyorsa
Bırakacaksın ipini..
Bırakacaksın ki gidip dolaşsın..
Bırakacaksın ki kendi karar versin nereye konmak istediğine..
Korkmayacaksın..
Yalnız kalmak değildir sonu..
Dönüp geldiğinde ipini tutmana yardım edecek biri olacaktır her zaman..
Ama korkuyorum bırakırsam geri dönmeyecek diye..
Korkuyorum kaçıp gitmeyi bekliyor diye..
Sessiz sessiz kıpırdanıyor içimde sanki..
Bulduğu küçük boşluktan elini uzatmış
Okşar gibi tatlı tatlı genişletmeye başlamış göğsümdeki deliği..
Gıdıklıyor beni..
Gülüyorum
Gülünce daha çok gıdıklıyor şeffaf parmaklarıyla..
Ellerini tutmak istiyorum ama
Göremiyorum..
Canım yanmaya başlıyor..
Nefesim kesiliyor
Gözümden yaşlar inmeye başlıyor..

Susuyorum..

Duruyor..

Duruyorum..

Dünya daha hızlı dönüyor..

Biz duruyoruz..

Tuesday, 25 May 2010

Buuumm..

Sadece ölmek istedim.
Ben..
Yaşamayı herşeye rağmen, herşeye ve herkese rağmen delicesine seven ben ölmek istedim.
Bütün zevkler, bütün tatlar bitmişti.
Eskiden gözlerimin beyazında parıldayan kahverengi ışıklar yerine sararmış bir fonda karanlık iki nokta görmeye başlamıştım.
Bitmişti herşey benim için.
Bitmişti hayat.
Beklentiler, amaçlar, hırslar bitmişti.
Ben umutsuzca ölmeyi beklerken bir şey oldu.
Bir an oldu.
Beni kurtaracak bir an.
Çok acayip bir şey oldu.
Yüzüme bir gülümseme oturdu.
Damarlarımda küçük havai fişekler dolaşmaya başladı.
Sarılıklar gitti, ışık parçaları belirdi yeniden.
Çok acayip bir şey oldu.
Kıvırcık bir şey, yumuşak bir şey.
Uzakta, yalnız..
Çok acayip bir şey..
Ve ben çok acayip bir karar aldım..

Monday, 17 May 2010

Araf

Kalbin işine bak
Yüzüne bakamaz
Ağlar durur sen uyurken
Yalnız olamayan böyle mi yapar
Dersen
Anlarım

Aşkın içine bak
En güzeline
Hem var hem yok mu
Bile Bile
Adalet yok ya
Canımı yakar bu sessizlik

Yerimi bilmem
Bilmem ne taraftayım
Sesimi duyamam
Ne zamandır araftayım

Kimler varmıl içimde
Yoklama yaptım
Deliler çıktı, cellatlar
Bir de şeytanlar

Kalbin işine bak
Yüzüne bakamaz
Ağlar durur sen uyurken

(Mor ve Ötesi)

Wednesday, 5 May 2010

Yük

Sığınmak istiyorum.
Yatağıma girip yorganımı başımın üzerine kadar çekip büzülmek, küçülmek ve kaybolmak istiyorum.
Sığınmak istiyorum birine, bir şeylere.
Babama değil, anneme değil, kardeşime değil, sevgilime değil, dostuma değil. Onlara sığınamam. Onlara karşı güçlü durmam gerek. Onlar için eğlenceli ve mutlu olmam gerek.
Sığınmak istiyorum.
Bağırarak ağlamak istiyorum.
Her zaman kötü olsam bile her zaman sığınabilmek istiyorum.
Kalbimde ve boğazımda düğümcükler olmasın istiyorum.
Düğümcük olduğunda da dağıtılabilsin istiyorum, birikerek çoğalmasın, nefesimi kesmesin.
Kendi kendime yetebilmek istiyorum.
Biraz yardım istiyorum.

Wednesday, 3 February 2010

Bailey's

Yoruldum..
İnsanlar ne dertler yaşıyor, benimkiler de dert mi derdim..
Hiç başına gelmez sanıyor insan..
Geliyormuş işte..
Sabır ve güç istiyorum..
Neler oluyor böyle!!

Saturday, 23 January 2010

Düğmeli

24 yaşındayım.
Yaşamak istiyorum.
Gülmek istiyorum.
Delice sevmek ve sevilmek istiyorum.
Uçup kaçmak istiyorum.
İnsanların yüzlerinin güldüğü yerlerde olmak istiyorum.
Hayatta genç olmak istiyorum.
Genç yaşamak.
Şimdiyse kapana kısılmış gibiyim.
Farklı olursam çemberin dışında kalırım.
Sosyal kaygılarım var benim, statü kaygılarım.
Belki de benim değil aslında o kaygılar.
Başka seçeneğim yoktu çünkü
Ben kaygılı olmayı öğrendim hayatım boyunca, öyle öğretildi.
Ailem övünebilsin, insanlar imrensin..
Öyle oldu.. Peki ben ne oldum?
Hırslı ve doyumsuz oldum.
Sürekli ilgi ve takdire muhtaç oldum.
Kendimle yetinemez oldum. Hep daha fazlasını istedim.
Alamayınca kendimi yer oldum.
Kendimi yedikçe mutsuz oldum.
Mutsuz oldukça daha çok dibe çöktüm.
Sanırım dibe vurdum ya da çok yaklaştım diyelim.
Yukarı çıkma vakti geldi çoktan.
Çıkış yolu arıyorum. Hırslarımı dizginlemenin yolunu arıyorum.
Onlardan biri olup farklı olabilmenin yolunu arıyorum.
Akışkan olmayı başarabilmeliyim.
Akışkan, enerjik, cesur
Eski günlerdeki gibi
Henüz büyümediğim zamanlardaki gibi

Monday, 18 January 2010

Hesaplaşma

Vallahi kafayı yemek üzereyim.. Sanırım çok taktığım için iyice gözüme batıyor bu aralar kendim! Bırak arkadaşım.. Rahatla.. Sen busun, olmak istemiyorsan da değiştirmek senin elinde. Madem hoşuna gitmiyor bu hallerin başka biri ol. Hayalindeki insan ol. Ol kardeşim, elini ayağını tutan mı var sanki?! ah be kızım, küçüksün ya hala.. Büyüyemedin ya hala.. Ben sıkıldım artık küçük olmandan. Benim için büyü artık. Olgunlaş. Bırakmayı öğren. Hırslarını geride bırak artık. İstediğini alamayınca mutsuz olma. Birileri için önemli olmadığın kadar başkaları için önemlisin. Seni önemseyenlerle ol, boşa çaba harcama. Bazen tokatlamak istiyorum seni.. Şöyle iyice bir sarsmak.. Kendine gel.. İstediğin gibi biri ol.. Kendinden iyice nefret etmeden istediğin gibi biri ol.. Ve mutlu ol. Hem de çoooooooooooooooooooooooookkk mutlu ol. İstediğin herşey yolunun üzerinde seni bekliyor. Öptüm canım..