Saturday, 23 January 2010

Düğmeli

24 yaşındayım.
Yaşamak istiyorum.
Gülmek istiyorum.
Delice sevmek ve sevilmek istiyorum.
Uçup kaçmak istiyorum.
İnsanların yüzlerinin güldüğü yerlerde olmak istiyorum.
Hayatta genç olmak istiyorum.
Genç yaşamak.
Şimdiyse kapana kısılmış gibiyim.
Farklı olursam çemberin dışında kalırım.
Sosyal kaygılarım var benim, statü kaygılarım.
Belki de benim değil aslında o kaygılar.
Başka seçeneğim yoktu çünkü
Ben kaygılı olmayı öğrendim hayatım boyunca, öyle öğretildi.
Ailem övünebilsin, insanlar imrensin..
Öyle oldu.. Peki ben ne oldum?
Hırslı ve doyumsuz oldum.
Sürekli ilgi ve takdire muhtaç oldum.
Kendimle yetinemez oldum. Hep daha fazlasını istedim.
Alamayınca kendimi yer oldum.
Kendimi yedikçe mutsuz oldum.
Mutsuz oldukça daha çok dibe çöktüm.
Sanırım dibe vurdum ya da çok yaklaştım diyelim.
Yukarı çıkma vakti geldi çoktan.
Çıkış yolu arıyorum. Hırslarımı dizginlemenin yolunu arıyorum.
Onlardan biri olup farklı olabilmenin yolunu arıyorum.
Akışkan olmayı başarabilmeliyim.
Akışkan, enerjik, cesur
Eski günlerdeki gibi
Henüz büyümediğim zamanlardaki gibi

No comments: