Toparlanıyorum sanki. Acaba tekrar aynı yanlışlara düşecek miyim? Aynı hatalara düşüp üzecek miyim kendimi?
Bana yazılar yazdıran esinti uçtu, gitti. Sanki onu hiç tanımamış gibiyim. Halbuki dibe vurduğum anları yaşadım o varken. Aslında o hiç olmadı da ben olabilir sanmıştım. Bu denemem de başarısız olunca dibe vurmuştum. Onunla ilgisi yoktu yani. Ona olan kızgınlığımın ve kırgınlığımın çok kısa sürmesinin nedeni de budur sanırım. Aslında o olduğu gibi olmaktan başka bir şey yapmamıştı. Ben onu kafamda farklı yaratmıştım. Ona sığınmak istemiştim geçmişi geçmişte bırakabilmek için. Aslında hayatıma girmesindeki amaca ulaşılmıştı. Görevini tamamlayıp gitmesi beni üzmüyor şimdi. Yolu açık olsun.
Peki ya şimdi geçmişle neler olacak? Eski özlemler geri gelecek mi? Eski hisler? Yalnızca dokunmaya, dokunulmaya, sevilmeye, özlenmeye olan açlığımın yanlış yollara itmesi korkutuyor beni. İradesizliğime bir kez daha yenilmek küçük düşürecek beni kendi gözümde. Kendime olan sevgimin boyutlarını düşünürsek pek de iç açıcı bir tabloyla karşı karşıya kalmayacağımızı görebiliyorum. Yapılacak herşeyi bilip de yapamamak ne demek? Mantık kayboluyor görünmez duyguların, görünmez elektriklenmelerin ardında.
Hiç mi güvenmiyorum artık sana yoksa içten içe n’olursa olsun deyip teslim olmak mı istiyorum bana yaşatacaklarına? Çelişkiler geldi yine. Duyduklarımı unutamıyorum bir türlü. Yaşadıklarımızı ben biliyorum. Seni gördüğüm zamanlardaki heyecanlarımı, bana sarıldığında kalbinin nasıl çarptığını ben biliyorum. Ama ya duyduklarım? Ya duyduklarım gerçekten senin tarafından dillendirildiyse? Soramıyorum da sana. Onaylamandan korkuyorum. Ben herşeyi kirlettim demenden korkuyorum. Eğer gerçekten sen kirlettiysen herşeyi hala bana bakacak, benimle zamanı paylaşacak kadar rahat olabilmen korkutuyor beni. Perdenin arkasında sakladığın benliğini sadece bana karşı sakladığını, aslında yalnızca beni perdenin arkasında sakladığını öğrenmek ne yapar bana? Benim kafamda yalnızca sen ve ben varken, senin hayatında küçük bir çekmecede kilitli olmak, herkese beni küçük oyuncağın olarak anlatmanı öğrenmek nelere sebep olur? Şimdi sana olan hissizliğimin sebebi bu ihtimal işte. Bana ulaşmaya çalıştığında, karşımda durduğunda yüzünde kara boyalar görüyorum. Temizleyebilecek misin o boyaları? Peki benim yüzüme çaldığın, bulaştırdığın kara boyalar nasıl temizlenecek? Hadi diyelim uğraştık, didindik, belli belirsiz kalıntılarla temizledik pislikleri, ya sonra? Aynı yollardan mı yürüyeceğiz tekrar? Attığımız adımlar çamurlu sokaklara doğru mu olacak yoksa temiz ve güvenli caddelerde yan yana mı yürüyeceğiz bu kez?
No comments:
Post a Comment